PRADA

1900’lü yılların başlarında Milano’da doğup tüm Avrupa’ya yayılan Prada markasının, yaklaşık 100 yıllık tarihçesi, bir kadının eliyle yeniden canlandı. Markanın temellerini atan Mario Prada, 1913’te deri çanta satarak giriştiği moda işinde, bu kadar başarılı olmayı hayal bile edemezdi. En azından kendi katı kuralları çerçevesinde! Çünkü Mario Prada’nın, ‘kadınların iş hayatında yeri olmadığına’ dair sert bir inancı vardı. Ancak işin esas ironik yanı, bugün Prada’yı Prada yapan ismin bir kadın olması. Üstelik anlatılana göre siyaset eğitimiyle desteklediği sol görüşü ve feminizm sempatisi besleyen güçlü bir kadın tarafından…Başlangıçta sadelik, lüks, kalite ve şıklık temalarıyla deri çanta üreterek hayata geçen Prada markasını, 2000’li yıllarda moda endüstrisi karşısında yıkılması zor bir dev haline getiren bu kadın Mario Prada’nın torunu Miuccia Prada. Torun Prada, markanın imajını yenilerken eşi Patrizio Berteli de işin finans bölümüne yoğunlaşıp markayı el ele yeniden diriltiyorlar.Miuccia Prada, siyasal bilgiler doktorasının ardından ilgilendiği mim sanatını bırakıp, aile şirketinin başına geçmek yerine kendi yoluna baksaydı, markanın yeniden doğuşu, bugün özel bir kitapla şereflendirilir miydi, bunu da kestirmek zor…
MODA, PRADA İÇİN DERİN MEVZU’
Modadan nefret ediyorum ama aynı zamanda modayı seviyorum! Kim ya da ne olursak olalım hepimiz her sabah uyanınca ilk iş olarak giyiniyoruz. Moda, her gün kendimizi nasıl hissedip bunu dışarıya nasıl yansıttığımızla ilgilidir. Bu benim için derin bir mevzu!’Prada markasının sade ama klas görünümünü destekleyen felsefesi aslında Miuccia Prada’nın bu cümlelerinde gizli. Ne var ki onun bu ‘derin’ hisleri, doğumundan yaklaşık 70 yıl sonra parlayan bir marka olan Prada’nın popüler kültürün içine yerleşmesine engel olacak değildi elbette. Dün gibi hatırlıyoruz ki, Lauren Weisberger’in 2003 yılında yayınlanan ‘Şeytan Prada Giyer’ isimli kitabı, bizde de ‘Şeytan Marka Giyer’ ismiyle sinemaya adapte edilince, Prada markası 2000’lerin popüler kültür terminolojisine yerleşti. Marka, muhtemelen kitaba konu olan Vogue yayın yönetmeni Anna Wintour’a hala müteşekkirdir. Ne de olsa reklamın iyisi kötüsü olmaz! Prada, popüler kültüre entegre olmanın yanı sıra en değerli lüks markalar listesinde Chanel ve Gucci gibi isimlerle birlikte ilk onda yer almaya da devam ediyor. Zaten Miuccia Prada’nın doğuştan var olan moda duygusunu, hızlı ve agresif bir şekilde hayata geçirerek markayı kurtarması hem moda hem de
Creativity, Modernity, Innovation’ yani ‘Prada: Yaratıcılık, Modernizm ve İnnovasyon’ ismiyle anılan ancak piyasaya sadece ‘Prada’ ismiyle çıkan kitabın, markanın kurtarıcısı Miuccia’ya ithaf edilmiş olması şaşırılacak bir durum değil. 700 sayfayı aşan bu kitap, moda çekimleri, sanat ve mimari projeleriyle markanın son 30 yıl içinde kaydettiği yolun üzerinden geçiyor. Bu yol, markanın düşüşe geçtiği 70’li yıllarda, yağmur geçirmeyen ve spor giysiler için üretilen bir kumaştan hazırlanan çantalarla yeniden dikkat çekmesiyle başlıyor. Kitabın en dikkat çeken başlıklarından biri, Prada’nın yıllar içinde gerçekleştirdiği ve çok konuşulan reklam kampanyaları. Markanın beğenilen sezon çekimleri, sırasıyla Prada’nın yüzleri olarak lanse edilen Sasha Pivovarova ve Linda Evangelista’nın yanı sıra Mary Janes, Kirsten McMenamy, Naomi Campbell’in yer aldığı bu moda çekimlerinin her birinde Prada’ya özgü renk ahengi ve zarif dokunuşu fark ediliyor. Kitabın sayfalarında moda çekimlerine ek olarak Prada’nın Michael Rock, Sung Joong Kim ve James Jean gibi ünlü grafik sanatçılarıyla yaptığı çalışmalar da yer alıyor.
Prada’nın kardeşi Miu MiuSiyasal bilgiler okuduktan sonra İtalya’da bir tiyatroda mim sanatçısı olarak çalışan Miuccia Prada, Prada’dan bağımsız olarak yarattığı Miu Miu (bu isim aslında onun lakabı) markasını, onun yeni hayat tarzına isyan biçimi olarak algılayanlar da var. Zira onunki aslında yüksek bir entelektüel birikimi, moda gibi çabuk tüketilen ve genel-geçer bir endüstriye aktarmak. 1989 yılında kurulan Miu Miu’nun ardından Prada’nın Londra, New York ve Paris’te açılan butikleri markanın bilinirliğini artırdı. 90’lı yılların başında Miu Miu markası güç kazandı. Prada’nın genç ve renkli bir yansıması olarak tanınmakla birlikte basit ama göz alıcı tasarımlarıyla dikkat çekti.
Advertisements
Categories: Marka Hikayeleri
  1. No comments yet.
  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: